ALZHEIMER HASTALIGI VE PARKINSON, ALS GIBI BENZER NORODEJENERATIF HASTALIKLARIN, TERMODINAMIK VE FIZIK BILIMLERI DAHILINDE INCELENMESI, ALZHEIMER HASTALIGININ TERMODINAMIKSEL ANALIZININ ORTAYA KONMASI ILE NEY VE DIGER ENSTRUMANLARIN URETTIGI MUZIK SESI FREKANSLARI ILE TEDAVININ NASIL ILISKILENDIRILEBILECEGI HUSUSUNUN INCELENMESI
Keywords:
Alzheimer Hastalığı; Parkinson; ALS; Nörodejeneratif Hastalıklar; Enerji Transferi, Termodinamik; Denge-Dışı Sistemler; Entropi; Müzik Terapisi; Ney; Akustik Fizik; Osilatör Senkronizasyonu; Biyofizik, ELMAS Termodinamik Teorisi, Tıp Tekniği, Tıp Mühendisliği, NöroMühendislik, NöroBilimAbstract
Bu çalışma, Alzheimer hastalığı başta olmak üzere Parkinson ve Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) gibi nörodejeneratif hastalıkları, klasik biyomedikal yaklaşımların ötesine geçerek termodinamik, fizik ve sistem teorisi çerçevesinde ele almaktadır. Nörodejeneratif süreçler; enerji verimliliğinin azalması, entropi üretiminin artması ve nöronal ağlar arasındaki faz uyumunun bozulması şeklinde yorumlanmıştır. Bu bağlamda Alzheimer hastalığı, denge-dışı açık bir biyolojik sistemde hızlanmış düzen kaybı süreci olarak modellenmiştir.
Çalışmada ayrıca müzik terapisi, özellikle ney ve benzeri nefes temelli enstrümanların ürettiği akustik uyaranlar üzerinden incelenmiştir. Müzik, sisteme yüksek enerji yüklemeden düzenli bir zaman–frekans yapısı sunan düşük enerjili fakat yüksek bilgi yoğunluklu bir dış düzen girdisi olarak tanımlanmıştır. Bu yaklaşım, disipatif yapılar kuramı, serbest enerji prensibi ve osilatör senkronizasyon modelleri kullanılarak matematiksel olarak temellendirilmiştir.
Ney’in akustik spektral özellikleri, yumuşak harmonik yapısı ve solunum ritmiyle doğrudan ilişkisi nedeniyle otonom sinir sistemi ve beyin ağları üzerinde düzenleyici bir etki oluşturabileceği öne sürülmüştür. Literatürde rapor edilen EEG, HRV ve klinik gözlemler, geliştirilen kuramsal modelle tutarlı biçimde değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak bu çalışma, müzik terapisini nedensel bir tedavi yöntemi olarak değil; nörodejeneratif hastalıklarda entropi artış hızını yavaşlatan, faz uyumunu destekleyen ve sistem kararlılığını artıran tamamlayıcı bir fiziksel etkileşim olarak konumlandırmaktadır. Sunulan model, disiplinlerarası bir çerçeve sunarak müzik–nöroloji ilişkisini bilimsel ve matematiksel bir temele oturtmayı amaçlamaktadır.
Müziğin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri çok eski zamanlardan beri bilinmektedir. Şifahanelerde çeşitli enstrümanların seslerini ve su sesini kullanarak hastalar tedavi edilmeye çalışılmıştır. Günümüzde de dünyanın birçok yerinde ve ülkemizde, yoğun bakım ünitelerinde, yatan hasta servislerinde ve poliklinik hasta tedavi süreçlerinde gerek tedavi edici gerekse önleyici nitelikte yardımcı – destekleyici bir yöntem olarak kabul görmekte ve uygulanmakta olup, daha yaygın kullanımı teşvik edilerek etkinliği sağlanmalıdır. Yoğun bakım üniteleri ile yatan hasta servislerinde doktorlar ve sağlık çalışanları tarafından canlı olarak icra edilen müziğin bu tür hastalarda daha kuvvetli etki meydana getirdiğini söylemek mümkün olmakla beraber diğer yöntemler ile dinletilen müzikler de etkin biçimde yarar göstermektedir. Poliklinik takipli hasta tedavi süreçleri ile üzerinde önleyici etki göstermesi beklenen vakalarda canlı icra edilen veya ses kayıtlarından dinletilen müzik benzer etkilere sahip olabilmektedir. Bu noktada fayda sağlaması bakımdan tını özellikleri, geniş aralıklı ve zengin içerikli yapısı gereği Türk Musikisi öncelikli olarak değerlendirilmeli ve ele alınmalıdır. [1-86]